Bülten #4: Input > Output > Outcome

Ürün takımlarında yönetilmesi en güç konulardan bir tanesi performans yönetimi. Performans yönetimini sadece çalışanların değerlendirilmesi olarak değil, şirket seviyesinde ve müşteriye yapılan etki olarak da değerlendirmeli.

Satış, pazarlama, müşteri destek vb. iş takımlarında performans yönetimi modeli nispeten daha belirli iken ürün ekipleri için bu daha zor bir konu.

Zorluk yaratan konular neler?

  1. Agile’ın getirdiği puanlama sistemi bize ne yaptığımızı takip ettiriyor, yarattığımız etkiyi değil.

  2. Birden fazla departmanın sürece dahil olması gerekiyor (yazılım, tasarım, ürün yönetimi vs). Dinamikleri farklı olan departmanların tek bir yöntemle ölçülmesi zorluk yaratıyor.

  3. Ürün takımının çıktısıyla (özellik), iş (ciro vb.) ve müşteri (memnuniyet) sonuçları arasında birebir bağlantı kurulabilmesi her zaman mümkün olamıyor (e-ticaret, pazaryeri gibi satış odaklı modellerde daha rahat yapılabiliyor).

Input > Output > Outcome

Peki belirtilen zorlukları nasıl aşabiliriz?

Tam da burada Girdi (Input) > Çıktı (Output) > Sonuç (Outcome) düşünce çerçevesi devreye giriyor. Gün içerisinde ürün takımları olarak yaptıklarımız ile günün sonunda başarmak istediğimiz iş ve müşteri hedeflerini bir nebze mantıklı bir şekilde birbirine bağlamamızı sağlayan bir çerçeve.

Çerçeveyi parti düzenleme benzetmesi üzerinden anlatan yazıda bu çerçeveyi şöyle anlatıyor. Bizim amacımız eğlenceli bir parti düzenlemek (Sonuç yani Outcome). Fakat bu soyut bir kavram, yani ölçülmesi ve yönetilmesi zor. Bu soyutluktan kurtulabilmek için önce bizi bu sonuca ulaştıracak parametreleri belirlemek lazım. Eğlenceli bir parti için gerekli şeyler: güzel lokasyon, yeterli yemek-içecek, dekorasyon, misafir ve müzik. Bunlar yapılması gereken şeyler, yani Çıktı (Output). Çıktıları sağlayabilmek için gerekli malzemeler, nam-ı diğer Girdi (Input), ise: para, alınan yemek ve içecekler, parti düzenleme deneyimimiz, ekip vs. Yani diyor ki parti düzenleme deneyimimiz, doğru alışveriş ve harcadığımız parayla doğru ortamı kurgularsak, şansımız da yaver giderse (kontrol edemediğimiz parametreler), partimiz eğlenceli geçecektir.

Image for post

Parti benzetmesi güzel. Peki bunu şirket ve ürün yönetimine nasıl çekebiliriz? Amazon’un kurucu ve CEO’su Jeff Bezos bir röportajında Amazon’un hisse senedi fiyatlarındaki değişkenliğin neden kaynaklandığını input-output düşünce modeli ile anlatıyor (8:12-12:06 arası). Bezos’a göre hisse senedi fiyatı bir çıktı, fiyatı etkileyen girdi ise serbest nakit akımı ve yatırım sermayesi getirisi. Hatta Bezos, bu girdilerin de aşağısına giderek, anca kontrol edilebilen girdiler seviyesine inebildiğimizde (serbest nakit akımı özelinde kontrol edilebilen girdi örneği maliyet yapısı) çıktıyı etkileyebileceğimizi söylüyor.

Riot Games Head of Business Agility’si Ahmed Sidky ise, bu modeli ürün geliştirme kapsamında değerlendiriyor. Zaman ve kaynak kısıtlaması olan yazılım işlerinde çıktıları değil sonuçları belirlemenin daha etkili bir yöntem olduğundan bahsediyor. Çünkü hızlı değişen dünyamızda, doğru çözüme ulaşabilmemiz için ürünü geliştirirken öğrendiklerimizi hemen uygulayabilmemiz, gerekirse çıktıları değiştirebilmemiz gerekiyor. Fakat hem zaman, kaynak hem de çıktıları sabitlersek o zaman sadece denileni yapan, pazardan öğrendiklerimizi uygulayamadığımız bir ortam yaratmış oluruz.

Objective and Key Results (OKR)

Belki de bu çerçeveyi işimize en iyi şekilde uygulayan yöntem, çıktı ve sonuç kavramlarını barındıran, ürün geliştirme ekiplerinde sıkça kullanılan OKR (Objective and Key Results) yöntemidir. Intel’de Andrew Grove ile standard haline gelen, zamanın Kleiner Perkins ortağı John Doerr tarafından Google’a önerilen bu model, çıktı ve sonuç arasındaki soyut bağlantıyı güzel yöneten bir çerçeve. Eğer OKR’ı daha detaylı öğrenmek istiyorsaniz Paraşüt’te OKR’ı denemeden önce Andaç’ın hepimize izlettiği bu videoyu öneririm. OKR sistemini oturtmak çok kolay değil (vazgeçmeden önce 4-6 çeyrek bu yöntemi denemeniz önerilir) ama Google’ın OKR’ı nasıl uyguladığını anlatan playbook size bu konuda yardımcı olacaktır.

Input > Output > Outcome çerçevesini uyguladığımızda geliştirdiğimiz ürünle iş hedefleri ve müşteri memnuniyeti arasında mükemmel, net bir bağlantı görecek miyiz? Tabiki de %100 evet diyemem. Ama mevcut belirsizlikleri aynı dilde tartışmanızı sağlayacak bir düşünce çerçevesi olacağından eminim. Bu sayede sonuç ve çıktı arasında kendinizce makul bir bağlantı oluşturabilir, geliştirdiklerinizin etkisini daha rahat ölçümleyebilirsiniz.


İş İlanları

Bu sayılık bu kadar!

Bizi seveceğini düşündüğünüz birileri varsa, aşağıdaki butonu kullanarak haberdar edebilirsiniz:

Share Üretim Bandı Bülten